İçerik Görüntüleme

Edatlar

Edatlar, gerekli ismin haline ya da anlama göre ayrılabilir.

İsmin Haline göre ayrım

İsmin Yalın Halinde Bulunan Edatlar
als (= -iken)
İsmin –e Halinde Bulunan Edatlar
ab (= -den itibaren) , außer (= -nin dışında) , aus (= -den) , bei (= -nin yanında) , gegenüber (= karşısında) , mit (= ile) , nach (= -e / -a doğru / -den sonra) , seit (= -den beri) , von (= -den) , zu (= -e doğru)
İsmin -i Halinde Bulunan Edatlar
bis (= -e kadar) , durch (= içinden geçerek) , für (= için) , um (= etrafında) , gegen (= -e karşı) , ohne (= -siz) , entlang (= boyunca)
İsmin –e ve -i Halinde Bulunan Edatlar
an (= yanında / yakında) , auf (= üstünde) , in (= içinde) , über (= -nin üzerinde) , unter (= altında) , vor (= önünde) , hinter (= arkasında) , zwischen (= arasında) , neben (= yanında)
İsmin –in Halinde Bulunan Edatlar
wegen (= -den dolayı) , während (= esnasında) , infolge (= sonucunda) , statt (= yerine) , trotz (= rağmen)

Anlamına göre edatlar

Yer Belirten Edatlar

İsmin –e ve -i Halinde Bulunan Edatlar

an
yanında / yakında
am (an + dem) Hauptplatz
Hauptplatz (Ana meydan) yakınında
in
içinde
in der Straßenbahn
tramvayda
auf
üstünde
auf dem Spielplatz
oyun parkında
auf dem Schloßberg
Schloßberg'de
über
-nin üzerinde
über der Stadt
şehrin üzerinde(n)
unter
altında
unter dem Schloßberg
Schloßberg'in altında
vor
önünde
vor dem Brunnen
kuyunun önünde
hinter
arkasında
hinter dem Café
Cafenin arkasında
zwischen
arasında
zwischen dem Brunnen und dem Rathaus
Çeşme ile belediye binası arasında
neben
yanında
neben der Oper
operanın yanında

“Wo? / nerede?” sorusuna cevap verildiğinde, (bir şey nerede bulunuyor? Bir şey nereye etki ediyor?) edata göre isim Dativ / -e halinde bulunur.

Konum belirten fiiller:

  • liegen (= yatay durumda bulunmak)
  • stehen (= dikey halde bulunmak ( ayakta durmak))
  • sitzen (= oturmak)
  • hängen (= asmak / asılı durmak)
  • stecken (= sokmak)
Wo liegt die Zeitung? – Auf dem Tisch.
= Gazete nerede duruyor? – Masanın üstünde.
Wo steht der Koffer? – Hinter dem Schrank.
= Bavul nerede duruyor? – Dolabın arkasında.
Wo sitzt deine Freundin? – Vor der Dame da.
= Kız arkadaşın nerede oturuyor? – Şurdaki hanımın önünde.
Wo geht ihr am liebsten spazieren? – Im (in + dem) Wald.
= Gezmekten en çok hoşlandığınız yer neresi? – Ormanda.
Das Geschirr steht auf dem Tisch.
= Bulaşıklar masanın üstünde duruyor.
Die Messer liegen hinter dem Herd.
= Masalar ocağın arkasında duruyor.
Die Schuhe liegen unter dem Bett.
= Ayakkabılar yatağın altında.
Die Weinflaschen stehen neben dem Abfalleimer.
= Şarap şişeleri çöp kovasının yanında duruyor.
Blumen stehen vor dem Fenster.
= Çiçekler pencerenin önünde duruyor.
Zwischen Büchern liegen Socken.
= Kitapların arasında çoraplar bulunuyor.
Über dem Spiegel kleben Kaugummis.
= Aynanın üzerine sakızlar yapışmış.
An der Wand hängt der Spiegel.
= Duvarda ayna asılı

“Wohin? / nereye?” sorusuna cevap verildiğinde, edata göre isim Akkusativ / -i halinde bulunur.

Konum değişikliği belirten fiiller:

  • legen (sich) (= (kendini) yatay halde yerleştirmek)
  • stellen (sich) (= (kendini) dikey halde yerleştirmek)
  • setzen (sich) (= bir yere oturmak)
  • hängen (= asmak / asılı durmak)
  • stecken (= sokmak)
Wohin legst du die Zeitung? – Auf den Tisch.
= Gazeteyi nereye koyuyorsun? - Masanın üstüne.
Wohin stellst du den Koffer? – Hinter den Schrank.
= Bavulu nereye koyuyorsun? - Dolabın arkasına.
Wohin setzt sich deine Freundin? – Vor die Dame da.
= Kız arkadaşın nereye oturuyor? - Şuradaki bayanın önüne.
Wohin geht ihr heute spazieren? – In den Wald.
= Bugün nereye gezmeye gidiyorsunuz? - Ormana.
Das Bett kommt in die Ecke.
= Yatak köşeye yerleştiriliyor.
Der Kasten kommt neben das Bett.
= Kutu, yatağın yanına geliyor (konuluyor).
Den Schreibtisch stellen wir vor das Fenster.
= Yazı masasını pencerenin önüne koyuyoruz.
Diese Lampe stellen wir auf den Schreibtisch.
= Bu lambayı yazı masanın üstüne koyuyoruz.
Möchtest du den Teppich unter den Schreibtisch legen?
= Halıyı yazı masasının altına koymak istiyor musun?
Den Spiegel hängen wir an die Wand.
= Aynayı duvara asıyoruz.
Über den Spiegel hängen wir die Uhr.
= Aynanın üzerine saati asıyoruz.
Biegen Sie in die Herrengasse ab.
= "Herrengasse"'ye sapınız.

İsmin –e Halinde Bulunan Edatlar

aus
-den
Nimm die Kleidung aus dem Schrank.
Giysiyi dolaptan al.
bei
-nin yanında
Sie bleibt schon seit einer Stunde bei dem Arzt.
Bir saatten beri doktorun yanında bulunuyor.
Zuerst haben wir uns bei der Ausländerbehörde im Stadthaus erkundigt.
Önce belediyen binasının içinde bulunan Yabancılar Dairesinden bilgi aldık.
nach
-e / -a doğru / -den sonra
Wir fahren morgen nach Linz, nach Österreich.
Yarın Linz'e, Avusturya'ya gidiyoruz.
Ich fliege nach Russland.
Rusya'ya uçuyorum.
von
-den
Sie wohnen nicht weit von uns.
Bizden uzakta oturmuyorlar.
Nimm deine Füße vom (von + dem) Tisch!
Ayaklarını masadan indir!
Er kommt gerade von seiner Freundin.
Tam şu anda kız arkadaşından geliyor.
Sie ist vor kurzem von der Türkei nach Deutschland gezogen.
Kısa süre önce Türkiye'den Almanya'ya taşındı.
zu
-e doğru
Dann musst du zum (zu + dem) Schloss gehen.
Sonra şatoya gitmelisin.
Ich muss zum (zu + dem) Arzt.
Doktora gitmeliyim.
Man hat uns zum (zu + dem) Arbeitsamt geschickt.
Bizi İş ve İşçi Bulma Kurumuna gönderdiler.
gegenüber
karşısında

(isimden önce veya sonra, her zaman kişi zamirinden önce)

Ich wohne gegenüber dem Park.
Ben parkın karşısında ikamet ediyorum.
Ich wohne dem Park gegenüber.
Ben parkın karşısında ikamet ediyorum.
Er sitzt mir gegenüber.
Benim karşımda oturuyor.
Am besten tankst du bei der Tankstelle dem Freizeitzentrum gegenüber.
En iyisi boş zaman merkezinin karşısındaki benzinlikten benzin al.

Başında Artikel’i olan ülke isimleriyle yön bilgileri verirken, “in” edatı Akkusativ olarak kullanılır.

Ich fliege in die Türkei.
= Türkiye'ye uçuyorum.
Ich fliege in die USA.
= ABD'ye uçuyorum.
Ich fliege in die Schweiz.
= İsviçre'ye uçuyorum.

İsmin -i Halinde Bulunan Edatlar

durch
içinden geçerek
Wir fahren durch den Tunnel.
Tünelin içinden geçiyoruz.
Wir fahren durch die Stadt.
Şehrin içinden geçiyoruz.
Dann fährst du durch die Unterführung.
Sonra alt geçidin içinden geçiyorsun.
über
-nin üzerinde
Wir gehen über die Straße.
Caddenin karşına geçiyoruz.
Du fährst über die Brücke.
Köprünün üstünden geçiyorsun.
entlang
boyunca
Entlang den Fluss gibt es schöne Wege.
Nehir boyunca güzel yollar var.
Du fährst den Heidensee entlang.
Heidensee boyunca gidiyorsun.

Edat + İsim + Edat / Zarf

an + Dativ + entlang
Ich gehe oft am (an + dem) Fluss entlang spazieren.
Sıklıkla nehir boyunca gezerim.
Du fährst am (an + dem) Heidensee entlang.
Heidensee boyunca gidiyorsun.
an + Dativ + vorbei
Ich komme oft an dem Museum vorbei.
Sıklıkla müzenin önünden geçerim.
Du fährst am (an + dem) Hafen vorbei.
Limanın önünden geçiyorsun.
gegenüber von + Dativ
Ich wohne gegenüber von dem Park.
Parkın karşısında ikamet ediyorum.
Am besten tankst du bei der Tankstelle gegenüber vom (von + dem) Freizeitzentrum.
En iyisi boş zaman merkezinin karşısındaki benzinlikten benzin al.
bis zu + Dativ
Gehen Sie bitte bis zur Kreuzung.
Lütfen kavşağa kadar yürüyünüz.
Dann fährst du bis zum (zu + dem) Supermarkt.
Sonra süpermarkete kadar gidiyorsun.
um + Akkusativ + herum
Wir fahren um die Stadt herum.
Şehrin etrafından dolanıyoruz.
Dann fährst du um den Supermarkt herum.
Sonra süpermarketin etrafından dolanıyorsun.

Zaman Edatları

İsmin –e Halinde Bulunan Edatlar
an
yanında / yakında
Tarih
Haftanın Günleri
Günün Bölümleri
  • Ich bin am (an + dem) 06.07.1975 geboren.
    06.07.1975'te doğdum.
  • Am (an + dem) Sonntag arbeite ich nicht.
    Pazar günü çalışmıyorum.
  • Am (an + dem) Morgen schlafe ich lange.
    Sabahları geç saate kadar uyurum.
bei
-nin yanında
Eş zamanlılık
  • Bei der Arbeit kann ich nicht telefonieren.
    İş esnasında telefonla konuşamam.
in
içinde
Daha sonra
aylar
mevsimler
geceleyin
  • In einer Stunde bin ich bei dir.
    Bir saat sonra yanındayım.
  • Was hast du im (in + dem) September gemacht?
    Eylülde ne yaptın?
  • Im (in + dem) Winter fahre ich oft Ski.
    Kışın sıklıkla kayak yaparım.
  • In der Nacht muss sie arbeiten.
    Geceleyin çalışmak zorunda.
nach
-e / -a doğru / -den sonra
Daha sonra
  • Nach zwei Stunden ist er zurückgekommen.
    İki saatin ardından geri geldi.
  • Schon nach einer Woche konnten wir die Ergebnisse sehen.
    Bir haftanın ardından sonuçları görebildik.
vor
önünde
Daha önce
  • Vor dem Schlafen geht sie baden.
    Uyumadan önce yüzmeye gidiyor.
  • Es ist 5 vor 7.
    Saat yediye beş var.
seit
-den beri
Geçmişle ilgilidir
  • Es regnet seit gestern.
    Dünden beri yağmur yağıyor.
  • Seit gestern bin ich wieder fit.
    Dünden beri yeniden formdayım.
ab
-den itibaren
şimdiki zamanla ve gelecekle ilgilidir
  • Ab heute rauche ich nicht mehr.
    Bugünden itibaren sigara içmeyeceğim.
  • Ab November arbeite ich am nächsten Abschnitt.
    Kasımdan itibaren bir sonraki bölümde çalışıyorum.
von
-den
„bis” (- e kadar) ile
  • von 8.00 Uhr bis 10.00 Uhr
    saat sekizden ona kadar
  • Von Montag bis Freitag bin ich an der Uni.
    Pazartesiden Cumaya kadar üniversitedeyim.
İsmin -i Halinde Bulunan Edatlar
bis
-e kadar
„von” ile birlikte (hatta)
  • von 8.00 Uhr bis 10.00 Uhr
    saat sekizden ona kadar
  • Von Montag bis Freitag bin ich an der Uni.
    Pazartesiden Cumaya kadar üniversitedeyim.
  • Ich habe heute nur bis 15.00 Uhr Zeit.
    Bugün yalnızca saat 15'e kadar vaktim var.
um
etrafında
Saatler
  • Um 7.30 Uhr fährt meine S-Bahn ab.
    Saat 7.30'da banliyö trenim kalkıyor.
  • Um 15.30 Uhr habe ich einen Termin.
    Saat 15.30'da randevum var.

Modal Edatlar

İsmin –e Halinde Bulunan Edatlar
mit
ile
  • Ich schreibe gern mit dem Bleistift.
    Ben kurşun kalemle yazmaktan hoşlanıyorum.
  • Ich fahre oft mit dem Bus.
    Sıklıkla otobüsle gidiyorum.
  • Ich fahre nicht gern mit dem Auto.
    Arabayla gitmekten hoşlanmıyorum.

Özel isimlerle birlikte kullanılan "von edatı"

İsimle birlikte kullanılan "von" bir kişiye ya da eşyaya aitliği veya kökeni işaret eder.

Thomas Mayr ist der Vater von Hana, Laura und Niklas.
= Thomas Mayr, Hana'nın, Laura'nın ve Niklas'ın babası.
Jolana Mayr ist die Mutter von Hana, Laura und Niklas.
= Jolana Mayr, Hana'nın, Laura'nın ve Niklas'ın annesi.
Das ist die Bluse von Katrin.
= Bu, Katrin'in bluzu.
Das ist das Bild von Botticcelii.
= Bu Boticelli'nin resmi.
Das ist die Kaffeemaschine von Tchibo.
= Bu Tchibo'dan bir kahve makinesi.
Başa Dön